Kayıtlar

aynı bokun laciverti...

Dün instagramda bir fotoğraf paylaştım.
Kızım ve 1 yaş küçük arkadaşıyla elele yürürken arkasından çekilmiş bir fotoğraf.
İki fındık kurdunun arkadan fotoğrafı yani.
Altına da esprili bir iki çift söz işte.
mıkmık beğenmeler etmeler vs.
Bir arkadaşım daha doğrusu abisi arkadaşımdı o da arkadaşım oldu dolayısıyla, fotoğrafın altına demiş ki: "var mı ikinci niyeti bakalım?gülücükler smilelar"
Bi durdum hani artık emojisiz bir şeyimizi ifade edemez olduk ya, gözlerini kocaman açıp bakan tip var ya aha o işte. 
Durdum bakıyorum. 
Bi milyon cevap türettim:
-napcan, yardıma mı gelcen?
-sen mi bakcan?
-sen kimsin?
-hösst..
vs. vs.
Tabi hemen olayı cankuşuma anlatmazsam olmaz. Ondan daha yaratıcı soru geldi: "Akşam deniycez" yazsana.
Bi ara dedim ki "sevgilim bak ne soruyorlar ne dersin bir tur dönsek mi" deyip kocamı mı etiketlesem falan. 
Sonra sonra sanırım anca ölünce unutabileceğim, içime çok dokunan, benim yaptığım bir gaf bir eşeklik geldi. Bende o hareketi yaparke…

yemezler yavrum...

Cuma günü fuardaydık.
Allahım o ne karizmalar, o ne kültür timsali beyefendiler.
Yakalar paçalar rugan ayakkabılar konuşuyor.
Kafam kadar kol saatleri özenle çıkartılmış gömlek kollarından filan...
daha neler neler.
ama ben bu fotoğrafın arka yüzünü biliyorum.
şöyle ki:
bu adam yani o gömleğini ceketinden 1cm, saatini de hepsinden gözümüze sokacak kadar çıkaran, kaşlarını tarayan o adam, tamam çok iddialı olmayacağım ama %99 o hafta sonu evini süpürmüştü. Toz alma ihtimali az ama bir gece önce bulaşık makinasını yerleştirmediyse ben adımı Osman yaparım.
Ya bebeğinin kakası için mücadele etmesine ne demeli?
2 yaşındaki oğlu reyondaki abur cuburları görmesin diye ceketini iki yana açmış yandan yandan zıplayarak seken babaları gördü bu gözler a efendi, o saatten, o jilet takım elbiseden banane...Kimbilir o adam çok değil 1 saat önce alt personeline ahkam kesiyordu ama şimdi 3 yaşında bir veletin elinde oyuncak ;)
bu caka bu fiyaka, o isminizin yazdığı daire kapısının ardında kalıyor değil …

Ben evladını terketmeyi düşünen bir anneyim...

kafam çok karışık...
çok yorgun...
Köpeğimden bahsediyorum tabi ki...
10yaşında...Yaşlandı...Bazı fonksiyonları eskisi gibi değil.
Bende eskisi gibi değilim.
aldım bu kararı 
bilemiyorum ya da aldım gibi geliyor.
çünkü gerçekten almış olsaydım, dan diye söylerdim köpeğimi vermeyi planladığım kişiye ama bir aydır neredeyse hergün görüyorum ama bir türlü ağzımdan o cümleler dökülemiyor....
Her sabah ve her akşam tamam diyorum bende insanım, bende dünyaya bir kezciğine geldim.
ben çok yoruldum, tahammül sınırım çok daraldı, ev yoğunluğum arttı artık yapamıyorum, olmuyor diyorum. İşe bu gazla gidiyorum, bu sefer söyleyeceğim diyorum. Sonra yaşlı zaten diyorum, sıcacık evde kalıyor. Ya orada betonda yatırırlarsa diyorum, ya diğer köpeklerle dalaşırsa diyorum. İhmal ederlerse...
Ama bakıyorum, bir yere gideceğiz ya da bir misafir gelecek onu taşıma kutusuna koyuyoruz. Saatlerce kalmak zorunda kalıyor kutuda...Yazık diyorum, bacakları kimbilir ne acıyor. Sonra işten eve bir geliyorum insan ayakların ı…

ben, 33...Seksi 33...

Yes maaannnnn diye bağırasım, hönküresim geliyor.
Yılın en sevdiğim günü geliyor.
Ben her 30Eylülde acayip heyecanlanıyorum.
Böyle ben adım atayım arkamdan konfetiler dökülsün, gül yaprakları ayaklarıma boca edilsin, havai şimşekler, hokkabazlar, palyaçolar, şenlikler kutlamalar aman allahım tam bir festival olsun istiyorum, hayal ediyorum. Hatta bildiğin öyle hissediyorum yahu!
Allahım nasıl bir coşku nasıl bir kıpırtı anlatamam.
Herkes mi böyle oluyor, bir ben miyim bilemiyorum ama ben kendimi bildim bileli her 30eylül böyleyim.
Misal olsun henüz havasına girmiş değildim, son iki gündür dünyevi sebeplerden stresli günler geçiyordu fabrika da, az önce canım bir arkadaşımdan küpe aldım ve olayım o dakikadan sonra şöyle oldu:

şekerim az...

Önüme gelene çatasım var,
üstümde şimşekli alevli bulutla dolanıyorum.
sanırım kaynanama kızdım, emin değilim.
kızıma da olabilir.
görüntülü konuşma yapılıyor yine! sikicem bu görüntülü konuşmayı bulanı da. Oğlum bu görüntülü konuşma sevgililer için değil miydi, tamam sevgiliyken kullandık bitti, torun tombalak-hısım akraba görmesi de ne oluyor. Neyse dün akşam bizim kız hopluyor zıplıyor babaanne ve hala izliyor, ben mutfaktayım. çekirdek çitletip- telefon kurcukluyorum. İçerden bir ses "aynı halası dedi, halasına çekecek tabi başka kime çekecek!"
O mutfak nasıl oldu biliyor musunuz bana, tüm ışıklar söndü, sadece bana doğru bir spot, ben ağırdan ama dumanlı ayağa kalkıyorum. Höösssttt dedim höst! bi dur, annesiyim laaaayynnn beeaannn sümkürüklü tükürüklü bir tepki!!!annesine çekecek lean bu çocuk diye sandalyeye bir tekme, yakın lan ışıkları diye okkalı bir küfür...öhhööm tabi bunları içimden yaptım dışımdan tek adımda salon kapısına gidip kocama 13numaralı bakışı …

Dokunmayın...

Çünkü dokunsalar ağlayacak durumdayım...
günlerdir belki haftalardır çok iyi değilim.
benim kendi payıma ayırdığım her zaman bir yaşam enerjim olurdu, o enerjiden eser yok, bitmiş durumdayım.
herşey üstüste geliyor ya da çökük olduğum için ben herşeyi üstüste getiriyorum.
Güne iyi başlamadım.
zaten günlere-haftalara iyi başlayamıyorum 1 aydır.
kocamla limonluyuz. kırgınım çok fazla...çok yani. çok fazla...küs değilim ama kalbim ezik.
Ondan ötürü bir melankolilik var birkaç gündür üstüne bu sabah yahu daha doğrusu kocamla aramızın bozuk olması herşeyin üstüne limon sıkıyor ya o da ayrı neyse. bu sabah servis beklerken kardeşimin İzmire geldiğini öğrendim. Bizim fabrikadaki arkadaşlarını görmeye gelmiş, benim haberim yok. Ben benden geçtim zaten çok sikimde değil beni görmüş görmemiş ama annesini de görmedi ya. elalemlerden öğreniyoruz İzmire gelip gittiğini. anne bu ya, kadın ne kadar göz yaşı döküyor oğlu için, O bir gelipte gelmiyor. Çok üzüldüm ciddi anlamda üzüldüm. Bende anneyim. Onunda …

Korku...

Yazının konusu evladına bir şey olmasından korkan annenin bu korkusunu anlatıyor. 
İşte tam da O anne benim...
Az önce bir haber okudum: 3,5 yaşında bir kız çocuğu zeytin yerken nefes borusuna kaçıyor zeytin çekideği, geç müdahale, yanlış yönlendirme vs. çocuk 1,5 yıldır hareketsiz, tepkisiz yatıyormuş. Çok acı çok üzücü...
Kızım 20günlük değildi biz de banyoda nefessiz kalma durumu yaşadık, hastaneye nasıl yetiştik neler yaşadık bir ben bbir de Rabbim bilir. Allah cümle evlatları annelerine babalarına, onları da birbirlerine bağışlasın.
Bende bu korku hat safhada.
İki arkadaşım var benden 1 yıl önce bebek sahibi oldular, geçmiş zamanlarda bu korkumu paylaştığımda bizde de var dediler. He bende değilmiş sorun diye rahatladım. Bir de sağolsun annem, her anne korkar çağırma kötü şeyleri diye diye korkmaktan da korktum. Korkunca olacakmış gibi iyice paniğe sürüklendim. 
Ardından benden 1 sene sonra doğum yapan arkadaşım yaşıyordu bu korkuları. Bu sefer evet bende de var. Hatta isim taktım: yen…

Instagram