Kayıtlar

şekerim az...

Önüme gelene çatasım var,
üstümde şimşekli alevli bulutla dolanıyorum.
sanırım kaynanama kızdım, emin değilim.
kızıma da olabilir.
görüntülü konuşma yapılıyor yine! sikicem bu görüntülü konuşmayı bulanı da. Oğlum bu görüntülü konuşma sevgililer için değil miydi, tamam sevgiliyken kullandık bitti, torun tombalak-hısım akraba görmesi de ne oluyor. Neyse dün akşam bizim kız hopluyor zıplıyor babaanne ve hala izliyor, ben mutfaktayım. çekirdek çitletip- telefon kurcukluyorum. İçerden bir ses "aynı halası dedi, halasına çekecek tabi başka kime çekecek!"
O mutfak nasıl oldu biliyor musunuz bana, tüm ışıklar söndü, sadece bana doğru bir spot, ben ağırdan ama dumanlı ayağa kalkıyorum. Höösssttt dedim höst! bi dur, annesiyim laaaayynnn beeaannn sümkürüklü tükürüklü bir tepki!!!annesine çekecek lean bu çocuk diye sandalyeye bir tekme, yakın lan ışıkları diye okkalı bir küfür...öhhööm tabi bunları içimden yaptım dışımdan tek adımda salon kapısına gidip kocama 13numaralı bakışı …

Dokunmayın...

Çünkü dokunsalar ağlayacak durumdayım...
günlerdir belki haftalardır çok iyi değilim.
benim kendi payıma ayırdığım her zaman bir yaşam enerjim olurdu, o enerjiden eser yok, bitmiş durumdayım.
herşey üstüste geliyor ya da çökük olduğum için ben herşeyi üstüste getiriyorum.
Güne iyi başlamadım.
zaten günlere-haftalara iyi başlayamıyorum 1 aydır.
kocamla limonluyuz. kırgınım çok fazla...çok yani. çok fazla...küs değilim ama kalbim ezik.
Ondan ötürü bir melankolilik var birkaç gündür üstüne bu sabah yahu daha doğrusu kocamla aramızın bozuk olması herşeyin üstüne limon sıkıyor ya o da ayrı neyse. bu sabah servis beklerken kardeşimin İzmire geldiğini öğrendim. Bizim fabrikadaki arkadaşlarını görmeye gelmiş, benim haberim yok. Ben benden geçtim zaten çok sikimde değil beni görmüş görmemiş ama annesini de görmedi ya. elalemlerden öğreniyoruz İzmire gelip gittiğini. anne bu ya, kadın ne kadar göz yaşı döküyor oğlu için, O bir gelipte gelmiyor. Çok üzüldüm ciddi anlamda üzüldüm. Bende anneyim. Onunda …

Korku...

Yazının konusu evladına bir şey olmasından korkan annenin bu korkusunu anlatıyor. 
İşte tam da O anne benim...
Az önce bir haber okudum: 3,5 yaşında bir kız çocuğu zeytin yerken nefes borusuna kaçıyor zeytin çekideği, geç müdahale, yanlış yönlendirme vs. çocuk 1,5 yıldır hareketsiz, tepkisiz yatıyormuş. Çok acı çok üzücü...
Kızım 20günlük değildi biz de banyoda nefessiz kalma durumu yaşadık, hastaneye nasıl yetiştik neler yaşadık bir ben bbir de Rabbim bilir. Allah cümle evlatları annelerine babalarına, onları da birbirlerine bağışlasın.
Bende bu korku hat safhada.
İki arkadaşım var benden 1 yıl önce bebek sahibi oldular, geçmiş zamanlarda bu korkumu paylaştığımda bizde de var dediler. He bende değilmiş sorun diye rahatladım. Bir de sağolsun annem, her anne korkar çağırma kötü şeyleri diye diye korkmaktan da korktum. Korkunca olacakmış gibi iyice paniğe sürüklendim. 
Ardından benden 1 sene sonra doğum yapan arkadaşım yaşıyordu bu korkuları. Bu sefer evet bende de var. Hatta isim taktım: yen…

yaranılmaz bu gelin milletine...

Kayınvalidemler geliyor.
Nokta stop bitti.
Daha pazar günü işimiz bitmişti. Taşınalı henüz ay olmadı. Pazar günü kabası bitti yani daha ıvır zıvır işlerimiz var. Hani bugün salı, öncesi pazartesi, heh onun önceki günü işte. Tam kıçımın üstüne oturucam artık. Kocamla kızımla ilgilenicem, dün telefon "biz haftasonu gelicez müsait misiniz? Bak değilseniz söyleyin biz kırılmayız." E sen beni düşünmemişsin, gelicem demişsin ben sana nasıl gelme diyeyim. Nasıl ay bir haftasonu ayaklarımı uzatıp oturacaktım tühh gelme anne diyeyim. 
E gel tabi. Buyur, başımın üstünde yerin var. 
Ev görmeye geleceklermiş. E ama evin daha eksiği var, yani görücüye hazır değil ki. Sen ne göreceksin...
Koştur Allah koştur yine. Beni anam koşarken doğurmuş zaten.
Bu kızın daha alacakları var ki bu alacaklar hoop git tek mağazadan değil. Biri orda biri öbür yanda semtlerde. e misafir gelecek hazırlık yapmak lazım. e çalışıyorum. amk müsait değilsen gelmeyelim. sen düşün! Bu kız çalışıyor, bu kız daha …

ciğerim delindi

Kızım sabah 06:15'de uyandı bugün.
06:40'da ben evden çıkıyorum. Aldım yatağımıza o mayıştı ben kokladım. O mayıştı ben saçlarını okşadım. O mayıştı ben öptüm...
Sonra..sonra gitme vakti geldi...kalktım birşey demedim, öptüm el salladım ve gittim. 
Yanından ayrıldığımdan beri acaba az mı öptüm, acaba az mı kokladım. İşe gidiyorum da demedim. Sanki arkamdan da bir garip baktı, sanki üzgün gibi, bozulmuş gibi. Acaba ruhu ne kadar yaralandı. Annem nereye gitti, neden bıraktı beni böyle öpüp koklarken, annem beni bıraktı beni sevmiyor mu acaba diye düşündü mü diye düşüne düşüne yedim kendimi...O bakışı ve mayışması gitmiyorken aklımdan ve annemle konuşmuş, günün ilk fotoğrafları ve ilk sohbeti yapılıp bitmişken telefonda..tekrar aramak istemiş. 
Açtım telefonu "annecimmmm" deyip ağladı...
İlk aklıma gelen ne neden ağladığı ne beni özlediği. Gideyim dedim. Gideyim eve gideyim. Hemen apar topar gideyim. Şimdi hemen çıkayım...Ama...Gidemedim...Gitmedim...
Çok zor...Ann…

iki ileri bir geri

Resim
Taşındım.  Aslında taşındım deyip şu fotoğrafı koymak yeterli olurdu ama kadın milletiyiz tüketmemiz gereken günlük 15bin kelime var. Anlatmadan yazmadan olmaz.  Kızıma 2014 yılında hamile kaldığımda 55-56 kg arasındaydım. Durum o derece vahim. Bitmiyor amk işleri...amk kolileri yapıştır doldur bitmiyor. Şimdi de aç aç yerleştir yerleştir bitmiyor. Nasıl iş anlamadım. Bir de derdim ki benim eşyam az. Hakikaten az ama bu vakitler noldu ürediler, türediler mi anlamadım. Aslında herşey çok düzenli çok başarılı idi maşallah. Nakliyecilere ilk defa taşındığımızı söylediğimizde. "Abla, sanki 3.-5. kez taşınıyor gibi istiflemiş kolilemişsiniz" dediler ama bilemiyorum sabah adamlar geldiğinde biz hala eşimle birşeyleri kolilere koymaya bantlamaya uğraşıyorduk. -Yattığımız çarşaflar, -Allahım bu da mı kalmış, -anamm bunu unutmuşum ya! dediğimiz herşeyi "Son Kalanlar" şeklinde koliledik. Vardık gittik yeni evimize. Dur gitmeden öncesi olanları anlatayım. Öncesinde Allahım ne aksil…

Taşınıyoring...

Resim
kertenkele gibi kaldım ortada.
bi sağıma bi soluma anlamsız ve mecalsiz bakıp sonra tekrar bi sağa bir sola bakıyorum. sonra sanki aklıma birşeyler gelmiş havasına kapılıp kafamı -ahandaaaa- deyip hafif yukarı kaldırıp -yok lem- deyip yine anlamsız gözlerimi pörtletip bir sağa bir sola bakıyorum. Çünkü taşınıyorum. taşınıyoruz. Yani böyle şeyleri kadınlar nedense! daha bir başka sahiplendikleri için hep "m" iyelik ekini kullanıyorum. 
Çünkü derdi bizi geriyor. Hiç duymadım ki bir erkek kişisinden -ay ayol taşınıcaz da o kadar eşya nasıl kolilenecek. o kadar temizlik nasıl yapılacak?-
 Evimizi almadan önce -aman- derdim -benim eşyam az ben ne kolay taşınırım.- derdim. Dedim yani bunu. Taşınmaya erinen sevgili arkadaşlarıma -amannn insan hevesinden dünyayı görmez- dedim. ben olsam -teeey teeeeey- dedim. Ben bunları hep dedim. Şimdi bir güzel yedim yuttum laflarımı. 
Hani eşyalarım az hakikaten.
Misal olsun salon takımım yoktur, gümüşlüktür aynadır vitrin dolap vs sevmem …

Instagram